UYKU EĞİTİMİNİN ZARARLARI

Uyku Eğitiminin Zararları

Uyku eğitimi alan hiç bir çocuğun çözülecek bir uyku sorunu olduğuna inanmıyorum. Bebeğin uyku eğitimi alması bebekten ziyade ebeveynleri, bakım verenleri rahatlatan bir durumdur.

Aslında uyku problemleri bebek, anne ve baba arasındaki ilk etkileşimler etrafında şekillenir ve bebeğe ait bir semptom olarak değil, ebeveyn-çocuk arasındaki etkileşim içinde oluşan bir semptom olarak ele almak gerekmektedir.

Yeni bir bebekle annenin hayatında açılan her yeni sayfa kendi geçmişinin izlerini taşır. Ebeveynler, geçmişlerine ve kırılganlıklarına bağlı olarak bebeğin beslenmesine, uykusuna, uykusuzluğuna banyosuna, altının kirlenmesine farklı tepkiler verirler. Mesela bazen bebeğin temel ihtiyaçlarının çokluğu yani  bu tam bağımlılık hali ve bunun yarattığı duygularla onu bir an önce uyutarak baş etmeye çalışırız.

 

Peki uyku eğitiminin psikolojik açıdan  ne gibi yan etkileri vardır?

Anneye, anne kucağına, anne kucağında sakinleşmeye en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde bir yatakta tek başına uykuya zorlanmamalı hiç bir bebek. Bu durumda kendi kendine boşluğu, yokluğu, yalnızlığı içe alarak sakinleştirecek. Bir ilişki içinde sakinleşmeyi bilmeyecek yani sizden vaz geçecektir. Siz bebeğinizin yanında kaldıkça sakinleşecek, sizi içselleştirecek ve yalnız kalma kapasitesi gelişecektir.

Yemek, uyku, tuvalet eğitimi gibi konularda bir bebeğe uyum sağlamalıyız , bebek bize değil.

 

Bebeği yatıştırmanın en iyi yolları anneyle yakın fiziksel temas, emzirmek ve göz göze iletişimdir. Annenin kokusu, hareketleri, dokunması bebeğin stres hormonu seviyesini azaltmaktadır.  Diğer yollar ise, ninniler, sağ sola salınımlar, onu anlamaya dair çaba, bu çabayı dillendirmek , bebekle sohbet... Bebek, bakım verilip ihtiyaçları karşılandıkça dış dünyayı güvenli bir yer olarak deneyimler. Kısaca bebeğin uyumak için sakinleşmeye, sakinleşmek için  anneye dokunmaya, onun kucağında olmaya, annenin dokunmasına ihtiyacı vardır.

 

Ayrıca bebeğin bağışıklık sistemi, beyin gelişimi, stres regülasyonu gibi bir çok koruyucu mekanizma anneye yakınlık ile gelişmektedir.

Çocuklarımıza yürüme veya  konuşma eğitimleri vermiyoruz sadece bunları daha iyi geliştirebileceği ortamlar sunuyoruz.

Bebeklerin uyku fizyolojisinin gelişimi sinir sisteminin gelişimi ile paralel olmaktadır.

Anne bebek arasındaki bağlanma şekli, bebeğin gelecekte kuracağı ilişkilerin temelidir. Bağlanmanın temeli de bebek doğar doğmaz başlaması önemli olan ten tene temastır. Yani anne-bebeğin doğumdan sonraki saatler ve günlerde devamlı yan yana olması bu bağlanmayı kolaylaştırır.

Bebek doğduğunda yalnız kalma kapasitesi yoktur, anneyi görmediğinde onun varlığını hayal edip kendini sakinleştiremez. Anne gözünün önünde yoksa yoktur.